Bir yandan köylülerle, bir yandan da Ecevitlerle ve İsmet İnönü’yle ilişkileri sürüyordu. Ülke sorunlarına hiçbir şekilde duyarsız kalamıyorlardı. Ahmet Bey, Ecevit’in “bu düzen değişecek” çıkışını destekliyor ve bir mecburluk duygusuyla İstanbul Belediye Başkanlığına aday oluyordu. Cumhuriyet Hanım, aynı mecburluk duygusuyla onaylıyordu bu adaylığı. Ve dünyanın önemli şehirlerinden birine, çok yüksek bir oyla başkan seçiliyordu Ahmet Bey. Kazanan aslında, o günlerde dönüşmekte olan CHP’nin bozuk düzene isyan etmesiydi.
Ne var ki, yakalanan bu fırsata ve alınan halk onayına rağmen, CHP, köklü değişimin gereğini yerine getiremiyordu. Hükümete geldikten sonra ortaya çıkan uzlaşmacı tavrı İsvanlar “alınan oylara ihanet” olarak yorumluyorlardı. Bu durum, İsvanların bazı arkadaşlarıyla, bu arada Ecevitlerle yollarının ayrılmasına neden oluyordu.