UZUN SAVAŞIN KISA SONU 

Barış Yıldırım yazdı.

24 Ocak 2026

 

LÜLETAŞI RAHMİ

 

Ok(u)yanus dağlardan işcen

  tiril tiril sev(g)i

iş Bu gece(m)kondu avlusunda

  pıt pıt atar kalBi

Porsuk Çayı, Sazova

 

Ağarmış saçlarında bilumum

  sulfata ağacının yarpağı

Korkma! Be yahu, dokun anne

Mürver çiçekleri Güneş’li bataklıkta

biter! Demirin üzerinde karınca izi

 

gülünün geç gelen bir baharı emzirdiği

                         aşk ile

 

 

 

 

 

 

 

ZAFER

 

Korkulması gereken çatlak meğer

  git git yarığa dönüştü

iyi bak bala, fücur ve telaş

  düşman belliyor öbürünü

 

Öteki, iş Bu at

  sürekli yer mi ne

değiştiriyor ve

Biat edilen oysa

  sadece korku özgür

Kavanoz dipli şu âlemde

  çiçekler yaşar, saksılar ölür

uçurum kıyısında ülke!..

 

 

 

 

 

MİHRİ

 

BAN, AyBala

şukız, taş

çatlatan çiçeği

    şuncağız

 

Doyamazsınız

zaar, bakmağa

elaya çalar

gülüşü gül açan

az biraz şehla

     gözleri

 

o, o, sıfat ve 

O, çehre illâ ki

sen doğma, ben

doğayım diyor

        Ay'a

 

Güneş'i 

elime verin!

öBürüne Ay'ı

umurumda mı

şu kavanoz dipli

        dünya

 

AyBalam, şukız, iş bu

Türkmenis ve

   tan gözeli

 

Aşk mı? Öz(ü)gür

gülünün doğmamış bir

çocuğu emzirdiği

yazılıyor pelür kâğıda

             hâlâ

 

 

 

Âba Müslim Çelik

UZUN SAVAŞIN KISA SONU 

Aslı hüzzam nesli hınç Ak güvercinler soyunu kıran suç Üç uzun çağ boyunca tedirgin etti Kavimlerin boy boy çadırlarını Kendininki hariç Değil Atlılar akardı isimsiz ovalarda Toynaklarının arasında kanımız sebil İki vagon arasına sıkışmış gövdeler… Trenler akardı, oyuncak trenler Askerlerini doldururdu paşalar içlerine Oynarlardı, ölümle oynarlardı Milletçe değil servetçeden Tercüme edilirdi harbiye zabıtları Üç devr-i devlet boyunca uzun Üç kardeş: Selçuk, Osman ve Kemal Yoksulla yücelip varsıla uydular Ve bir gün Önce bayraklar indi, sonra silahlar İnmeden kendi dilinde bir süre konuştular Onların çakıllı sesine dayanamıyordu karşısı Onlar düşmanın dilini anlıyordu Ama hazzetmiyorlardı Alıştılar Hezar derdi vardı kar gülünün Duruyor dokuzyüzdoksandokuzu Ninova'nın ruhuna yerleşti Balasagun Akça mirler huzurunda kara budun Hala kalabalık, hâlâ ganimet Ambarlara akıyor uykusu BARIŞ YILDIRIM