AENEAS’IN YURDU

Ateş Yersu Gök yazdı.

7 Nisan 2026

 

LÜLETAŞI RAHMİ

 

Ok(u)yanus dağlardan işcen

  tiril tiril sev(g)i

iş Bu gece(m)kondu avlusunda

  pıt pıt atar kalBi

Porsuk Çayı, Sazova

 

Ağarmış saçlarında bilumum

  sulfata ağacının yarpağı

Korkma! Be yahu, dokun anne

Mürver çiçekleri Güneş’li bataklıkta

biter! Demirin üzerinde karınca izi

 

gülünün geç gelen bir baharı emzirdiği

                         aşk ile

 

 

 

 

 

 

 

ZAFER

 

Korkulması gereken çatlak meğer

  git git yarığa dönüştü

iyi bak bala, fücur ve telaş

  düşman belliyor öbürünü

 

Öteki, iş Bu at

  sürekli yer mi ne

değiştiriyor ve

Biat edilen oysa

  sadece korku özgür

Kavanoz dipli şu âlemde

  çiçekler yaşar, saksılar ölür

uçurum kıyısında ülke!..

 

 

 

 

 

MİHRİ

 

BAN, AyBala

şukız, taş

çatlatan çiçeği

    şuncağız

 

Doyamazsınız

zaar, bakmağa

elaya çalar

gülüşü gül açan

az biraz şehla

     gözleri

 

o, o, sıfat ve 

O, çehre illâ ki

sen doğma, ben

doğayım diyor

        Ay'a

 

Güneş'i 

elime verin!

öBürüne Ay'ı

umurumda mı

şu kavanoz dipli

        dünya

 

AyBalam, şukız, iş bu

Türkmenis ve

   tan gözeli

 

Aşk mı? Öz(ü)gür

gülünün doğmamış bir

çocuğu emzirdiği

yazılıyor pelür kâğıda

             hâlâ

 

 

 

Âba Müslim Çelik

AENEAS’IN YURDU

I. Aeneas¹, yitirdikten sonra Troya’yı Büyük bir umutsuzluğa kapıldı Yurtsuzdu ait olduğu yerde şimdi Ne yiğit Hektor gibi savaşarak son nefesini vermişti Ne de Argosluları savaş meydanından püskürtebilmişti Otururken artık ona ait olmayan, Akhalar’ın fethettiği Troya’da Ona enkaz gibi göründü Kendi ruhu da. Aklındaydı eski şanlı Troya Ve Tanrılar, her zaman arkasını kollayan Onu terk ediyorlardı birer birer Ve anılara dönmeye başlıyordu Uğruna yaşamını kurduğu bütün değerler Işıltılı Troya günlerinde Kulak verdiği ezgiler, Gece yarılarını taçlandıran eğlenceler… II. Ve kendisiyle konuşmaya başladı Aeneas: “Ey ölümsüz ruh! İnsandaki o eskimeyen kan! Hiçbir savaşın yok edemeyeceği O gömütsüz toprak! Çıkar beni marazlı yurdum Troya’dan Zaferle çağlayıp, mağlubiyetle parçalanan Bana yeni dünyalar, ordular yarat Bana Ares gibi ölümsüz savaşçılar bağışla Yeniden savaşayım sonuna kadar Artık beni kayıplarımla hesaplaştırma Bir zamanlar sahip olduğum Troya’yı Artık bana hatırlatma ! Ancak ezilirse şaraba döner üzüm Sen yüzünü çevir şaraba! Elden gitmiş olabilir Troya Ama nasıl hatırlanırdı Üzümsüz bir şarap Troyalıların kurmadığı bir Roma? ¹Aeneas (Şair Vergilius’un Aeneis isimli eserinin başkahramanı): İlyada Destanında Troya’nın kahramanlarından biridir. Troya düştükten sonra şehirden kaçıp yeni bir yurt arayan Troyalılara önderlik eder. Bu arayışın sonucunda Roma’yı kurar. Roma'nın millî kahramanı ve İmparator Augustus’un atası sayılır. Ateş Yersu Gök